Esas No: 2022/1255
Karar No: 2022/15425
Karar Tarihi: 07.11.2022
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2022/1255 Esas 2022/15425 Karar Sayılı İlamı
5. Hukuk Dairesi 2022/1255 E. , 2022/15425 K.Özet:
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir. Konu, Sakarya İli, Karasu İlçesi, Aşağıincili Mahallesi'ndeki bir taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle mülkiyet hakkının kısıtlanmasıdır. İlk derece mahkemesi taşınmazın gerçek bedelini tespit ederek davalı idareden tahsil edilmesine hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi davacı yönünden davanın esastan reddedilmesine, davalı idare yönünden ise kısmi kabul edilerek kararın düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermiştir. Ancak, Yargıtay hükümde eksik inceleme yapıldığını ve hatalı karar verildiğini belirtmiştir. İlgili kanun maddeleri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 ve 353/1-b-2 maddeleridir.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Karasu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda: İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmünün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmiş, davacı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 25.10.2022 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü;
- K A R A R -
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince davacı yönünden HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı idare yönünden ise kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına dair verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava konusu Sakarya İli, Karasu İlçesi, Aşağıincili Mahallesi, 85 ada, 9 parsel sayılı taşınmazın satış yolu ile 08.09.2017 tarihinde edinildiği, satıştan sonra taşınmazın tapu kaydına kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığına dair şerh verildiği işbu davanın 02.12.2018 tarihinde açıldığı, taşınmaz halen davacı üzerine kayıtlı ise de, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeniyle davacının mülkiyet hakkının kısıtladığı anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak taşınmazın tespit edilen gerçek bedelinin TMK'nın 1007 nci maddesi gereğince davalı ...'den tahsiline ilişkin ilk derece mahkemesinden verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun davalı idare yönünden kabulü ile davacının mülkiyet hakkı kıyı kenar çizgisi dışında kalan alanda kısıtlanmadığından bu kısmın bedeline hükmedilmemesi gerektiğinden ve dava konusu taşınmazdan düzenleme ortaklık payı düşülerek hesaplama yapılmak suretiyle HMK'nın 353/l-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1)Aynı bölgeden Dairemize intikal eden 72 ada, 8 parsel ve 69 ada, 7 parsel sayılı taşınmazlara 09/09/2015 değerlendirme tarihi itibarıyla 360,11 TL/m² değer biçildiği ve bu bedelin Dairemiz denetiminden geçerek 2021/5467 Esas,12199 Karar ve 2021/6191 Esas, 9712 Karar sayılı ilamları ile onandığı gözetildiğinde, dava konusu taşınmaz ile adı geçen parsellerin eksik ve üstün yönleri kıyaslanarak bu bedelden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2)Dava konusu taşınmazın öncesinde 900 m² alanlı iken, Belediye Meclisince 1959 yılında uygulamaya alınarak 225 m²'lik kısmının zayiat olarak ayrıldığı, 675 m²'lik kısmının maliklerin uhdesinde bırakıldığı, kesintinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6785 sayılı İmar Kanunu'nun 42 nci maddesi uyarınca taşınmazların mesahalarının %25'ini geçmemek üzere "Düzenleme Ortaklık Payı" kesilmesi mümkün olduğundan dolayı uygulamaya alınan taşınmazın %25'ine tekabül eden 225 m²'lik yola terk miktarının Düzenleme Ortaklık Payı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3)Davalı harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcının talep halinde iadesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken harçların karar kesinleştikten sonra talep halinde iadesine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/438 Esas, 2021/1146 Karar sayılı kararının HMK’nın 371 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya, 8.400,00 TL vekalet ücretinin de davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 07.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.