Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/6346 Esas 2015/6246 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
23. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/6346
Karar No: 2015/6246
Karar Tarihi: 09.11.2015

Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma - Yargıtay 23. Ceza Dairesi 2015/6346 Esas 2015/6246 Karar Sayılı İlamı

     Özet:

Sanıklar, vekalet ilişkisi çerçevesinde alacaklı oldukları senetlerin borçlusuna ihtiyati haciz kararı aldırdıktan sonra haricen tahsil etmelerine rağmen aldıkları paraları müvekkililerine iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlemişlerdir. Mahkeme, bir sanık hakkında beraat kararı verirken, diğer sanığın suçlu olduğunu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini belirlemiştir. Karar, 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi, temyiz incelemesi sırasında hatalı bir karar verilip verilmediğini belirlemek için mahkemenin temyiz taleplerini incelerken, somut delilleri dikkate alması gerektiğini ve hatalı kararlar durumunda kararı bozması gerektiğini belirterek, temyiz taleplerinin değerlendirilmesine ilişkin esasları düzenleyen bir madde olarak karşımıza çıkmaktadır.
23. Ceza Dairesi         2015/6346 E.  ,  2015/6246 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 4 - 2012/39363
    MAHKEMESİ : İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 19/10/2011
    NUMARASI : 2010/206 (E) ve 2011/309 (K)
    SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

    Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan sanıkların, katılan ile aralarındaki vekalet ilişkisine ve katılanın hamili olduğu üç adet senet alacağına istinaden, söz konusu senetlerin borçlusu olan tanık A.. E.. aleyhine, Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkesinin 2008/16 değişik iş numaralı yargılama dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı aldırdıkları, mezkur kararın alınmasından sonra borçlu taraf ile anlaşarak senet bedellerini haricen tahsil etmelerine rağmen teslim aldıkları paraları katılana iade etmeyip uhdelerinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda;
    1- Sanık N.. K.. hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Oluşa, sanığın savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanık anlatımlarına, bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın, üzerine atılı olan suçu işlediğine ilişkin katılanın iddiasından başkaca, somut ve kesin bir delil elde edilememesi karşısında, kuşkudan sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak; sanığın beraatine dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
    Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
    2- Sanık N.. K.. hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
    Sanığın avukat olduğu ve katılan ile aralarındaki vekalet ilişkisine ve katılanın hamili olduğu üç adet senet alacağına istinaden, söz konusu senetlerin borçlusu olan tanık A.. E.. aleyhine, Fatih 2. Asliye Hukuk Mahkesinin 2008/16 değişik iş numaralı yargılama dosyası üzerinden ihtiyati haciz kararı aldırdığı, mezkur kararın alınmasından sonra borçlu taraf ile anlaşarak senet bedellerini haricen tahsil etmesine rağmen teslim aldıkları paraları katılana iade etmeyip uhdesinde tuttuğu, katılana borcu olan tanık A.. E.."in yargılama aşamasında verdiği ifadesinde; katılana olan borcunu avukat olan sanığa haricen ödediğini beyan ederek avukattan teslim aldığı senet asıllarını da mahkemeye ibraz ettiği dikkate alınarak üzerine atılı olan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin sabit olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, delillerin takdir ve değerlendirmesinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde sanığın beraatine dair hüküm kurulması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılanın vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Hemen Ara