Esas No: 2016/4028
Karar No: 2016/5588
Karar Tarihi: 19.09.2016
213 sayılı Vergi Usul Kanunu"na muhalefet - Yargıtay 21. Ceza Dairesi 2016/4028 Esas 2016/5588 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu"na muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet
1) Sanıklar hakkında, “2004 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan hükümlere yönelik incelenmede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçunun yasada gerektiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ... müdafiinin ve sanık ..."in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş ise de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK"nun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanıklar hakkında “2004 takvim yılında sahte fatura düzenlemek” suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK"nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
2) Sanıklar hakkında, “2005 ve 2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan kurulan hükümlere yönelik incelemede;
Şirinyer VD.nin 765 021 8432 vergi numaralı mükellefi (...Toptan Gıda Temizlik Maddeleri ve Tekstil Ürünleri Toptan Alım Satım) sanık ...’in, oğlu olan diğer sanık ... ile iştirak halinde 2005-2006 takvim yıllarında sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; sanık ..."in suçlamayı kabul etmeyerek sahte fatura düzenlemediğini, oğlu olan diğer sanığın kendisinden vekaletname alarak işleri takip ettiğini ve suça konu faturalardaki yazıların kendisine ait olmadığını, sanık ..."ın ise şirketin, annesinin adına kayıtlı olup, kendisinin ortağı olmadığını ancak aile şirketi olması sebebiyle orada çalıştığını ve sahte fatura düzenlemediğini savunmuş olmaları karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde tespiti, suç ile suçlu arasındaki illiyet bağının ve cezai sorumluluğun belirlenebilmesi açısından; suç tarihlerinde şirketin işleriyle fiilen kimin ilgilediği hususunun araştırılması, 2005 ve 2006 takvim yıllarında düzenlenen faturaları kullandıkları belirtilen şahısların ve şirket yetkililerinin tespiti ile suça konu faturaları kimden ve hangi hukuki ilişki karşılığında aldıklarının, sanıkların hangisi ile muhatap olduklarının sorulması, şirketin kuruluşuna esas belgeler ile yakalama tutanaklarının temin edilerek isim ve imzaların sanıklara aidiyeti hususunda araştırma yapılması gerektiğinde suça konu faturalar üzerinde sanıklara aidiyeti hususunda imza ve yazı incelemesi yaptırılması sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ... müdafiinin ve sanık ..."in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı, 1412 sayılı CMUK"nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.