Esas No: 2016/4475
Karar No: 2016/7016
Karar Tarihi: 22.11.2016
213 sayılı Vergi Usul Kanunu"na muhalefet - Yargıtay 21. Ceza Dairesi 2016/4475 Esas 2016/7016 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu"na muhalefet
HÜKÜM : Düşme, Mahkumiyet
I. Sanıklar ... ve ... hakkında 2005 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Mahkemenin gerekçesinde sanıkların eylemleri “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma” olarak kabul edilmesine karşın, eylemlerine uyan 213 sayılı VUK"nun, 5728 sayılı Kanun değişikliğinden önceki 359/a-2. maddesi gereğince cezalandırılmaları yerine hüküm kısmında hangi suçtan hüküm kurulduğu konusunda çelişkiye düşülmek suretiyle dava konusu yapılmayan “sahte belge kullanma” suçundan bahsedilerek yazılı şekilde aynı kanunun 359/b-1. Maddesi uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmesi,
2- Aynı takvim yılı içerisinde birden çok muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandıkları kabul olunan sanıklar hakkında TCK"nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı TCK"nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suç konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK"nun “... ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasa"nın 141, 5271 sayılı CMK"nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca, hükümde bu takdirin denetimine olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Yasa metinlerindeki ifadelerin tekrarı bu metinlerdeki genel nitelikli ölçütler somut olaya ve failine özgülenmediği müddetçe yeterli bir gerekçe değildir. Bu açıklamalar ışığında, sanıklar hakkında yasal ibarelerin tekrarı ile yetinilip somut dosya içeriğine uygun bir gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak ve taktiri indirim hükümleri uygulanmadan ceza tayin edilmesi,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi"nin, TCK"nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması,
II. Sanıklar ... ve ... hakkında 2006 takvim yılında muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma suçundan verilen hükme yönelik incelemede;
"Sahte fatura kullanma” ve “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olduğu, 5271 sayılı CMK"nun 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, Denizli Vergi Dairesi Başkanlığının 28.08.2009 tarihli mütalaa yazısı ve ekindeki 21.08.2009 tarih, VDENR-2009-2127/17 sayılı Kaçakçılık Suçu raporu 213 sayılı VUK"nun 359/a-2. maddesinde düzenlenen “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullanma” suçu ile ilgili olduğu halde Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 19.10.2009 tarih, 2009/5998 sayılı iddianamesi ile sanıkların “sahte fatura kullanma” suçundan cezalandırılmalarının talep edildiği, iddianamenin Vergi Dairesi Başkanlığının mütaalasına uygun olması gerektiği, iddianamedeki sevk ve tavsife göre “muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge” suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yargılamaya devamla 213 sayılı VUK"nun 367 ve 5271 sayılı CMK"nun 225. maddelerine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, 2006 takvim yılına ilişkin olarak verilen karar yönünden sair yönleri incelenmeksizin, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK"nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 22.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.