213 Sayılı Kanuna Aykırılık - Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/2852 Esas 2015/5945 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
19. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/2852
Karar No: 2015/5945
Karar Tarihi: 21.10.2015

213 Sayılı Kanuna Aykırılık - Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2015/2852 Esas 2015/5945 Karar Sayılı İlamı

     Özet:

Sanık, 2006 ve 2007 yıllarında sahte fatura düzenlemekten suçlu bulunmuştur. Vergi incelemesi sonucu, sanığın faaliyeti olmamasına rağmen yüksek tutarlı faturalar düzenlediği ve bu faturalarda belirtilen işleri gerçekleştirecek kaynaklarının olmadığı belirlenmiştir. Sanığın suçları vicdani kanıtlarla tespit edilmiş ve yasaların öngördüğü suç tipine uyduğu belirtilmiştir. Ancak, mahkeme kararında sanığın ceza infazı sırasında hem kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinden yoksun bırakılması hem de altsoyu dışındaki hak ve yetkilerinden yoksun bırakılması gerektiği hükmedilmediği için karar bozulmuştur. Kanun maddeleri ise şu şekildedir: TCK'nın 213. ve 53. maddeleri, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesi.
19. Ceza Dairesi         2015/2852 E.  ,  2015/5945 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 11 - 2011/110869
    MAHKEMESİ : Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 29/12/2010
    NUMARASI : 2009/467 (E) ve 2010/874 (K)
    SUÇ : 213 Sayılı Kanuna Aykırılık

    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihlerine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    2006 ve 2007 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddia ve kabul olunan sanık hakkında yapılan vergi incelemesi sonucuna göre; faaliyeti olmamasına rağmen yüksek tutarlı fatura düzenlediği, faturalarda belirtilen işi gerçekleştirecek depo, araç, emtia ve iş hacminin olmadığı, işçi çalıştırmadığı ve deposunun bulunmadığı, 2006 yılında 245 adet, 2007 yılında 24 adet çok yüksek tutarlı fatura düzenlediği ve bunların dosya kapsamına alındığı görülmekle tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun"da öngörülen suç tipine uyduğu,
    Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
    Ancak,
    TCK"nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, sanık hakkında 1. fıkranın (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, bozma sebebi 5320 sayılı Kanun"un 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına
    gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hüküm fıkrasından “5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) bendinde düzenlenen haklardan (güvenlik tedbirinden) ise koşullu salıvermeye kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin çıkarılarak yerine “5237 sayılı TCK"nın 53/1-c maddesinde belirtilen hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesi tarihine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” yazılması suretiyle DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükümlerin bu bağlamda tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, 21.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


    Hemen Ara