Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2011/14218 Esas 2012/1798 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/14218
Karar No: 2012/1798

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2011/14218 Esas 2012/1798 Karar Sayılı İlamı

     Özet:

Davalılar, öncesinde veraseten iştirakli olarak kayıtlı taşınmazların kendileri adına tescil edildiği iddiasıyla dava açılmıştır. Davacı ise tescile dayanak belgelerin bulunmadığını ve tescillerin mesnetsiz olduğunu ileri sürerek önceki malikleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davanın mülkiyet hakkı sahiplerince açılması gerektiği gerekçesiyle reddetmiştir. Ancak, Tapu Sicil Tüzüğü'nün 85. maddesi doğrudan dava açmaya engel olmadığından davacı idarenin böylesi bir dava açmasında hukuki yararının bulunduğu belirtilerek kararın bozulması gerektiği kabul edilmiştir.
Kanun Maddeleri: Tapu Sicil Tüzüğü'nün 85. maddesi, TMK.nun 1007. maddesi, 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi.
1. Hukuk Dairesi         2011/14218 E.  ,  2012/1798 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ: İZMİR 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 16/05/2011
    NUMARASI : 2007/1-2011/251

    Taraflar arasında görülen davada;
    Davacı, öncesinde davalılar C.., Z.., F.. ve İ.. adına veraseten iştirakli olarak kayıtlı 4991 ve 3634 parsel sayılı taşınmazların 22.12.1967 tarih ve 2674 yevmiye numaralı işlem ile davalılar H.. ve D.. adına tescil edildiğini, tescile dayanak resmi senet, akit tablosu, harç makbuzu, başvuru belgesi gibi tamamlayıcı belgelerin dosyasında bulunmadığını ve tescillerin mesnetsiz olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kayıtlarının düzeltilerek önceki malikleri adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, bir savunma getirmemişlerdir.
    Mahkemece, yolsuz tescil nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istekli davanın mülkiyet hakkı sahiplerince açılacağı, mülkiyet hakkı sahibi olmayan davacının dava açma sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Karar,  davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi   raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.                                    
    Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacı idare, çekişme konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda davalılar D.. ve H.. adına yapılan tescil işlemlerinde; başvuru belgesi, resmi akit, harç makbuzları gibi tamamlayıcı belgelerin bulunmadığı, tapu kayıtlarının mesnetsiz olduğu iddiası ile eldeki davayı açtığı, mahkemece davacı idarenin dava açma sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    Bilindiği üzere, Tapu Sicil Tüzüğü’nün 85. maddesi “Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir.  Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını, talep eder.  Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re"sen dava açılır.  İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir.  (Değişik son fıkra: 8/11/2004-2004/8109 K.)Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi halinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re"sen düzeltme yapılır” şeklinde olup, doğrudan dava açmaya engel bir yasal düzenleme içermemektedir.
    Hemen belirtilmelidir ki, bu tür davaların kural olarak kayıt maliki ya da mirasçıları tarafından açılması gerekir. Ancak; tapu sicillerinin tutulmasına ilişkin ilkelerden biri de, TMK.nun 1007. maddesinden kaynaklanan hazinenin kusursuz sorumluluğu olup, davacı idarenin böylesi bir davayı açmasında da hukuki yararının bulunduğu kuşkusuzdur.
    Hal böyle olunca, davacı idarenin dava açma ehliyeti bulunduğu gözetilerek, tarafların delilleri toplanarak işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. 
    Davacının, temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK."nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA,  23.02.2012  tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

     

     

     

     

     

     


     

    Hemen Ara