Esas No: 2009/13447
Karar No: 2010/3339
Karar Tarihi: 25.3.2010
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2009/13447 Esas 2010/3339 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, akde aykırılık nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece Akdin feshine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak yargılama harç ve giderleri ve dolayısıyla vekalet ücreti davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Dava akde aykırılık nedeniyle akdin feshi ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece,akdin feshi ve tahliyeye karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce; “…akde aykırılık nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için sözleşmeye aykırılık teşkil eden eylemin kiralananın kullanımına yönelik olması gerekir.Sözleşmede kararlaştırılan bir koşulun yerine getirilmemesi ise ancak akdin feshi nedenini teşkil eder.Davalının sözleşme ve genel şartnameye aykırı davrandığı ve süreli ihtara rağmen aykırılığı gidermediği dosya kapsamından anlaşıldığından,mahkemece sadece akdin feshine karar verilmesi gerekirken aynı zamanda kiralananın da tahliyesine karar verilmesi hatalı olmuştur…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez Akdin feshine, tahliye isteminin reddine karar verilmiştir. Dava niteliği itibariyle akdin feshi istemine ilişkin olup, tahliye akdin feshi kararının sonucu olarak ortaya çıkan bir durumdur. Mahkemece akdin feshine karar verilmiş olduğundan davalının davada haksız çıktığının kabulü gerekir. Davalı,davada haksız çıktığına göre davalı lehine vekalet ücreti verilmesi doğru değildir. Bu nedenle hükmün vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün vekalet ücretine hasren BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.