Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/9991 Esas 2022/9942 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
9. Hukuk Dairesi
Esas No: 2022/9991
Karar No: 2022/9942
Karar Tarihi: 20.09.2022

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2022/9991 Esas 2022/9942 Karar Sayılı İlamı

9. Hukuk Dairesi         2022/9991 E.  ,  2022/9942 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :... Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti
    Davacı vekili; asıl davada müvekkilinin davalıya ait işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasına rağmen kayıtlarda gönüllü köy korucusu olarak gösterildiğini, ancak fiilen ... Petrolleri Anonim Ortaklığı Adıyaman Bölge Müdürlüğüne bağlı sahalarda özel güvenlik görevi ifa ettiğini ileri sürerek ödenmeyen fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti ile birlikte diğer bir kısım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise ... sözleşmesinin haksız feshinden doğan kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti
    Davalı vekili; davacının gönüllü köy korucusu olarak çalıştığını, aksi takdirde davalı bünyesinde kadrolu olarak çalışan güvenlik görevlilerine ödenen ücretin emsal olarak alınamayacağını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak asıl davanın ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    Mahkemesi Kararının Özeti
    Dairemizin 14.09.2021 tarihli bozma ilâmına Mahkemece uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Temyiz
    Karar, süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

    Gerekçe
    1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (Tarife) 6 ncı maddesine göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Tarife'nin 13 üncü maddesinde ise;
    “(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
    (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
    (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
    (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesi bulunmaktadır.

    Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirim ile ilgili olarak Tarife'de bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada Mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.

    Somut olayda davacı, asıl davada bir kısım alacaklarının (fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti gibi) tahsilini istemiş, yargılama devam ederken açtığı birleşen dava ile (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi) diğer bir kısım alacaklarının daha tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise bir kısmı asıl davadan sonra bir kısmı birleşen davadan sonra olmak üzere çeşitli tarihlerde haricen ödeme yapmıştır. Davalının yapmış olduğu ödemeler, hükmedilen ve talep edilen alacak miktarları, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimden dolayı reddine karar verilen miktarlar ile tarafların haklılık durumları ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife'ye göreDavacı İsteminin Özeti
    Davacı vekili; asıl davada müvekkilinin davalıya ait işyerinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışmasına rağmen kayıtlarda gönüllü köy korucusu olarak gösterildiğini, ancak fiilen ... Petrolleri Anonim Ortaklığı Adıyaman Bölge Müdürlüğüne bağlı sahalarda özel güvenlik görevi ifa ettiğini ileri sürerek ödenmeyen fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti ile birlikte diğer bir kısım alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen davada ise ... sözleşmesinin haksız feshinden doğan kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.

    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili; davacının gönüllü köy korucusu olarak çalıştığını, aksi takdirde davalı bünyesinde kadrolu olarak çalışan güvenlik görevlilerine ödenen ücretin emsal olarak alınamayacağını, talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak asıl davanın ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

    Mahkemesi Kararının Özeti:
    Dairemizin 14.09.2021 tarihli bozma ilâmına Mahkemece uyularak yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere ve alınan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

    Temyiz:
    Karar, süresi içerisinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

    Gerekçe:
    1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

    2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (Tarife) 6 ncı maddesine göre anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Tarife'nin 13 üncü maddesinde ise;
    “(1)Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
    (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.
    (3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.
    (4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesi bulunmaktadır.

    Öte yandan, Dairemiz uygulamasında, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirim ile ilgili olarak Tarife'de bir kurala yer verilmediğinden ve ayrıca işçinin davasını açtığı veya ıslah yoluyla dava konusunu arttırdığı aşamada Mahkemece ne miktarda indirim yapılacağı bilinemediğinden, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimlerden dolayı reddine karar verilen miktar bakımından kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği kabul edilmiştir.

    Somut olayda davacı, asıl davada bir kısım alacaklarının (fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti gibi) tahsilini istemiş, yargılama devam ederken açtığı birleşen dava ile (kıdem tazminatı, ihbar tazminatı gibi) diğer bir kısım alacaklarının daha tahsilini talep etmiştir. Davalı taraf ise bir kısmı asıl davadan sonra bir kısmı birleşen davadan sonra olmak üzere çeşitli tarihlerde haricen ödeme yapmıştır. Davalının yapmış olduğu ödemeler, hükmedilen ve talep edilen alacak miktarları, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından yapılan indirimden dolayı reddine karar verilen miktarlar ile tarafların haklılık durumları ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarife'ye göre asıl davada davacı lehine 4.086,24 TL, davalı lehine 9.081,87 TL vekâlet ücreti, birleşen davada davacı lehine 4.417,24 TL, davalı lehine maktu 5.100,00 TL vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.

    3. 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu’nun 121 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

    Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 1.879,20 TL yıllık izin alacağı bulunduğu belirtilmiş ve yapılan ödemelerin mahsubu amacıyla ödeme tarihine kadar işlemiş faiz de hesaplanmış olup buna göre 03.04.2015 tarihi itibarıyla asıl alacak ve işlemiş faiziyle birlikte 2.787,93 TL yıllık izin alacağının bulunduğu belirlenmiştir.

    Mahkemece, anılan alacağın faiziyle birlikte hesaplanan miktarlarının 03.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek olan faiz oranları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İşlemiş faiz miktarları yönünden de 03.04.2015 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi kanuna açıkça aykırıdır.

    Sonuç
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan kararda hükmün (A) fıkrasının (1), (11) ve (12) nci bentleri ile (B) fıkrasının (7) ve (8) inci bentlerinin hükümden tamamen çıkartılarak yerlerine;
    (A) fıkrasında yer alan bentler yönünden;
    “1-Brüt 2.787,93 TL yıllık izin ücreti alacağının 1.879,20 TL’sinin 03.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, bakiye kısmının faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine”,
    “11-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.086,24 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"

    "12-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.081,87 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ”
    (B) fıkrasında yer alan bentler yönünden
    “7-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 4.417,24 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"

    "8-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden belirlenen 5.100,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.09.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi .



    Hemen Ara