(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2010/5140 E. , 2010/6524 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... İcra Mahkemesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazının bulunmaması üzerine davacı icra mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı alacaklı vekili, kiralananda kiracı olan davalı borçlunun birikmiş kira paralarını ödememesi nedeniyle hakkında icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun ödeme emri ile verilen otuz günlük süre içinde ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek, davalı borçlunun kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili, müvekkilinin kira borcunun bulunmadığını, kiralananın otel olarak işletilmek üzere kiralandığından taraflar arasında hasılat kirası ilişkisi olduğunu, bu durumda Borçlar Kanunu’nun 288. maddesi hükmü gereğince ödeme emri ile otuz değil altmış günlük ödeme süresi verilmesi gerektiğini, anılan maddeye uygun düzenlenmeyen ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağını, diğer yandan sözleşme gereğince kira paralarının 15 Haziran ve 15 Aralık aylarında iki taksitte ödeneceğini, ödeme emrinde ise 1.11.2007 tarihli kira dönemi için 39.000 TL ve 1.5.2008-30.10.2008 tarihli dönem için 39.000 TL şeklinde bir açıklamanın yer aldığını, ödeme emrinin somut olayla uyumlu olmadığını, ödeme emrinin Ocak ayında gönderilmesi nedeniyle talebin hangi süreleri kapsadığının net olmadığını, yine Ocak ayında 30.10.2008 tarihi itibariyle kira bedeli istenmeyeceğini, talep edilen faizin de fahiş olduğunu, müvekkilinin birikmiş kira borcunun bulunmadığını, kira paralarının süresinde ödendiğini, bir kısmının da takas-mahsup şeklinde yapıldığını, ancak davacı alacaklının bu ödemeleri dikkate almadan talepte bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 1.11.2005 başlangıç tarihli ve dokuz yıl bir ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyle mülkiyeti davacı alacaklıya ait ... Köyü ... No’lu parselde bulunan Uluslararası Kongre Merkezi, otel ana binası, ısı merkezi binası, jeneratör binası, kapalı garaj, bekçi kulübesi, bülbül yuvası olarak anılan bina ve piknik evinin işletme hakkı davalı borçluya bırakılmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 1. maddesinde bu yerlerle ilgili her türlü işletme hakkının sözleşme tarihinden itibaren ve kullanma ruhsatının alınmasının kiracı tarafından eksiksiz tamamlanacağı, sözleşmenin özel şartlar 8 / h maddesinde şirketin her türlü işletme iznini alacağı, sözleşmenin özel şartlar 10. maddesinde de kira şartnamesinin ve demirbaş eşya teslim tutanağının sözleşmenin ayrılmaz bir mütemmim cüzü olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Borçlar Kanunu’nun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kirasından söz edilebilmesi için hasılat getiren bir taşınır ya da taşınmaz mal,ticari işletme ya da hakkın kira ilişkisinin konusu oluşturması, burasının demirbaşları ve işletme ruhsatı ile birlikte kiraya verilmesi gerekir.Oysa taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davacıya ait tesislerin demirbaşları ile birlikte otel olarak kullanılması için davalı borçluya kiraya verildiği ve işletme ruhsatı alma yükümlülüğünün davalı borçluya ait olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim ... Belediye Başkanlığı’nca da iş yeri açma ve çalışma ruhsatı da 29.12.2006 tarihinde davalı borçlu adına düzenlenmiştir. Hasılat getiren bir yerin demirbaşları ile kiraya verilmesi tek başına ortada hasılat kirası ilişkisi olduğunu göstermez. Kiralananın işletme ruhsatı ile birlikte kiralanması da söz konusu olmalıdır. Bu halde taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunu’nun adi kira hükümlerine tabi olduğunun kabulü gerekir. Davacı alacaklının da 1.11.2007 kira dönemi ve 1.5.2008-30.11.2008 dönemi kira parası yönünden davalı borçlu hakkında yaptığı icra takibinde Borçlar Kanunu’nun 260. maddesine göre otuz gün ödeme süreli ödeme emri çıkartılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davalı borçlu ise takip konusu kira borcunu verilen otuz günlük süre içinde ödediğini İcra ve İflas Kanunu’nun 269 / c maddesinde sayılan belgelerle kanıtlayamadığından temerrüde düşmesi nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin ret edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ:Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 1.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.